Bozkırın ortasında, birbirine yürüme mesafesinde olan üç köy vardır: A, B ve C köyleri. Kuraklık nedeniyle devlet bu köylerin tam ortasına dev bir su kuyusu açmaya karar verir. Ancak bir şart vardır: kuyu öyle bir noktaya (X noktası) yapılmalıdır ki, her üç köyden kuyuya çekilecek su borularının toplam uzunluğu (AX + BX + CX) en az olsun.
Klasik bir lise veya üniversite öğrencisi bu soruyu gördüğünde hemen köyleri koordinat sistemine (x, y) oturtur ve şu şekilde uzayıp giden korkunç bir köklü denklem yazar:
Bu fonksiyonun türevini alıp sıfıra eşitlemeye çalışır. Sayfalarca işlem yapar, muhtemelen de bir yerde işlem hatası yapar.
Şimdi kalemi kâğıdı bırakın ve olaya bir matematik sihirbazı gibi bakalım. Hayalimizde kuyu noktası olan X'i bulduğumuzu varsayalım. İşte sihir başlıyor:
Haritada A, X ve C noktalarını içeren üçgeni (AXC üçgenini) bir makasla kestiğinizi düşünün. Bu parçayı, A köyü etrafında tam 60 derece döndürün. C köyü yeni bir yere (C' noktası) gelir. X noktası da yeni bir yere (X' noktası) gelir.
Şimdi ne oldu? Ortaya çıkan mucizeye bakın: A noktası etrafında 60 derece döndürme yaptığımız için, A ile X ve yeni X' noktası bir eşkenar üçgen oluşturur! Çünkü aradaki açı 60 derece ve AX ile AX' uzunlukları birbirine eşit.
Fark ettiniz mi? B köyünden yola çıkıp, kuyudan (X), onun hayali ikizinden (X') geçerek C' noktasına giden bir yol çizdik. Geometrinin en temel kuralı nedir? 'İki nokta arasındaki en kısa mesafe, dümdüz bir çizgidir.' Eğer bu boruların toplamının en kısa olmasını istiyorsak, B, X, X' ve C' noktaları dümdüz bir çizgi üzerinde olmalıdır!
Artık mühendislere şu talimatı verebilirsiniz:
Aynı işlemi diğer köşeler için de tekrarladığınızda iki ipin kesiştiği yer, milyonlarca liralık boru masrafından tasarruf ettirecek o meşhur Fermat-Torricelli Noktası'dır.